Kaynakça, dipnot, özet, içindekiler ne demektir nerde kullanılır?

Dipnot Koyma:

Yazıda geçen herhangi bir söz yada sözcükle ilgili olarak sayfa altına koyan aydınlatıcı, ek bilgiler içeren yada kaynak belirten açıklamaya dipnot denir.Yazımızı yazarken kendi birikimlerimizle birlikte başka kaynaklardan da yararlanırız.Bu kaynakları sayfaların altında dipnot olarak belirtiriz.Bu dipnotlar yazının rasgele değil, kaynaklardan yararlanarak bir emek sonucu hazırlandığını gösterir.


    Dipnot Koymanın Amaçları:
Yazıda savunulan görüş ve düşüncelerin doğrulunu desteklemek
Bilgilerin kaynağını göstererek,yazanı n katkısını ortaya koymak,
Bilgilerin doğruluk ve güvenirliği ile ilgili olarak okuyucuya deneyim imkanı vermek,
İlgili konularda yazmak isteyenlere başvuru imkanı sağlamak.

   Not:

Anlatıma hazırlık aşamasında bilgi toplamak , deneyimlerimizi topladığımız bilgilerle zenginleştirmek, düşüncelerimizi gruplandırmak, anlatımı türünün okuyucu ve dinleyici üzerindeki etkisini belirlemek gerekir.bilgi toplamak için okumak ,araştırmak,not almak,özet çıkarmak,alıntı yapmak gerekir.

 

Kaynakça

Kaynakça bölümünde, bilimsel araştırma yapılırken yararlanılan tüm kaynaklar, alfabetik sıraya göre alt alta yazılır. Çalışmayı yapan öğrenciler, sadece kendi ulaştıkları kaynakları bu bölüme yazacaklardır. Yararlanılan herhangi bir kaynakta yer alan, ancak öğrencilerin ulaşmadığı kaynaklar çalışmada asla gösterilemez. Kaynakçanın nasıl hazırlanacağına ilişkin açıklamalar takip eden bölümde açıklanacaktır.

Kaynakça, bilimsel araştırmanın sonucunda, o araştırma esnasında yararlanılan tüm kaynakların derli toplu gösterildiği bölümdür. Kaynaklar, kaynakçada yazar soyadlarına göre, alfabetik olarak sıralanır.

Özet Sayfası: Özet Sayfası, çalışmanın kapsamını en özlü biçimde açıklayan kısımdır. Bu sayfada çalışmada araştırılan konunun önemi ile sonuçlar 100 kelime civarında özetlenir.

    Özet Çıkarma:Bir yazıyı ya da yapıtı anlamını yitirmeden belli bir oranda daraltıp küçültmeye denir.
   Özetleme, okunan bir yapıtın bellekte rasgele kalan ayrıntıları olmadığı gibi ,yapıtın kimi yerlerinden gelişigüzel alınmış cümleler topluluğuda değildir.Özetleme önemliyi önemsizden alıp özetleme işidir.

İçindekiler

Bu bölüm, çalışmanın kapsamına giren tüm başlıkların sırayla sayfa numaralarını gösterir. Çalışma metni bölümlerden, bölümler de derece derece alt-bölümlerden oluşur. Her bölüm ve alt bölümün bir başlığı, bir de sınıflandırma numarası vardır. İçindekiler sayfasında bir alt bölüm, üstünde yer alan başlığın altına, iki harf boşluğu içerden başlanarak yazılır. Böylece çalışma planının yapısı zincirleme bir merdiven görünümü alır. Bölümler kendi aralarında alt bölümler de yine kendi aralarında bir hizaya gelirler.

Sayfanın üst kısmına, ortaya gelecek biçimde büyük harflerle İÇİNDEKİLER  diye yazılır. Sağ üst köşeye de Sayfa No. bÇaşlığı konulur.

İçindekiler kısmında ne derece alt bölümlere kadar inileceği çalışmayı yapanın tercihine bağlıdır. Fakat çok fazla ayrıntıya yer vermek iyi bir görünüm ortaya koymayacağı gibi, dikkati de dağıtabilir.

Yayınlandı: on Ekim 25, 2008 at 11:15 am  Yorum yapın  
Tags: , , ,

Deyim, terim, Atasözü, Özdeyiş, Mecaz anlamı nedir? (örnekli anlatım)

SÖZCÜKLERİN GERÇEK VE MECAZ ANLAMLARI

Bir sözcüğün sözlükte yazan anlamına, yani herkes tarafından bilinen anlamına gerçek anlam denir. Bir kelimenin birden çok gerçek anlamı olabilir. Bir sözcüğün gerçek anlamı dışında cümle içinde kazandığı geçici ve özel anlamına mecaz anlamı denir.

Örnek:     Ben bayat ekmek yemem.”

Bayat = Taze olmayan. (Gerçek)

“Bu bayat konulardan artık bıktım.”

Bayat = Güncelliğini, önemini yitirmiş. (Mecaz)

“Ormanda tilkiler vardır.”

Tilki = Bir hayvan. (Gerçek)

“Sen onun ne tilki olduğunu bilmezsin.”

Tilki = Aldatıcı, kurnaz, düzenbaz. (Mecaz)

“Gözüme toz kaçtı.”

Göz = Bir organ ismi. (Gerçek)

“Malda, parada gözüm yok.”

Göz = İstek, arzu. (Mecaz)

 

                                                     TERİMLER

Bilim, sanat, meslek dalıyla ilgili kavramları anlatmak için kullanılan kelimelerdir.

Örnek:     Fiil, cümle, isim, özne…                        (Dilbilgisi terimleri)

Açı, pi sayısı, artı, eksi…       (Matematik terimleri)

Enlem, boylam, körfez, dağ               (Coğrafya terimleri)

Atom, molekül, volt                             (Fen Bilgisi terimleri)

Bir sözcüğün gerçek anlamında mı, terim anlamında mı olduğunu anlamak için cümle içindeki kullanımına bakarız.

Örnek:     Boğazıma kılçık kaçtı.           (Gerçek)

İstanbul Boğazı çok güzeldir.               (Coğrafya terimi)

ATASÖZÜ

Atalarımızın çağlar süren türlü deneylerinden ve türlü gözlemlerinden süzülen düşünceleri, gerçekleri ve öğütleri dile getirdikleri kalıplaşmış kısa ve özlü sözlerdir. Her atasözünün kesin bir biçimi vardır. Az sözle çok şey anlatırlar. Çoğu mecaz anlamlıdır. İnsanlara yol göstermek, öğüt vermek amacıyla söylenmişlerdir.

Örnek:     Ayağını yorganına göre uzat.

(Giderlerini gelirine göre ayarla.)

Ağaç yaşken eğilir.

(İyi alışkanlıklar küçük yaşta kazanılır.)

Ağlamayan çocuğa meme vermezler.

(Sorunlarını anlat ve hakkını ara.)

Dikensiz gül olmaz.

(Her güzel şeyin bir kusuru vardır.)

 

                                                          ÖZDEYİŞ (VECİZE)

Birçok yönden atasözüne benzerler. Onlar da derin bir düşünceyi kısa bir biçimde anlatırlar. Fakat, atasözlerinden farklı olarak, atasözlerinde söyleyenin kim olduğu bilinmediği halde, özdeyişlerde, söyleyenler belli kişilerdir. Bunlar bilge kişiler, bilginler, sanatçılar veya devlet adamları olabilir.

Örnek:     “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” (Atatürk)

“Düşünmeden öğrenme, boşa giden bir çabadır.” (Konfüçyus)

DEYİMLER

Kendi anlamlarından başka bir anlamda kaynaşıp kalıplaşan ve en az iki sözcükten oluşan sözcük öbeklerine deyim denir. Deyimler halk sözleridir. Kısa ve özlü sözlerdir. Mecaz anlam taşırlar.

Örnek:     Parmağı ağzında kalmak = Çok şaşırmak

Başı darda kalmak = Çok sıkıntılı duruma düşmek

Her işe burnunu sokmak = Kendisini ilgilendirmeyen işe karışmak

Sözcüklerin mecaz anlamlarıyla, deyim anlamlarını karıştırmamalıyız.

Örnek:     Kitabını ters tutmuşsun. (Gerçek anlam)

Sen de ne ters çocuksun. (Mecaz anlam – Huysuz)

Onun düşünceleri bana ters düşer. (Deyim anlamı – Ters düşmek = Karşıt olmak)

Görüldüğü gibi deyimler en az iki sözcükten oluşur ve tek sözcük gibi görev yaparlar.

Bu arada atasözü ve özdeyiş (vecize) kavramlarını da öğrenelim.

ATASÖZÜ

Atalarımızın çağlar süren türlü deneylerinden ve türlü gözlemlerinden süzülen düşünceleri, gerçekleri ve öğütleri dile getirdikleri kalıplaşmış kısa ve özlü sözlerdir. Her atasözünün kesin bir biçimi vardır. Az sözle çok şey anlatırlar. Çoğu mecaz anlamlıdır. İnsanlara yol göstermek, öğüt vermek amacıyla söylenmişlerdir.

Örnek:     Ayağını yorganına göre uzat.

(Giderlerini gelirine göre ayarla.)

Ağaç yaşken eğilir.

(İyi alışkanlıklar küçük yaşta kazanılır.)

Ağlamayan çocuğa meme vermezler.

(Sorunlarını anlat ve hakkını ara.)

Dikensiz gül olmaz.

(Her güzel şeyin bir kusuru vardır.)   

Yayınlandı: on Ekim 25, 2008 at 11:12 am  Yorum yapın  
Tags: , , , ,
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.